İnsan ırkı henüz kayıtlarına ulaşılamayan dönemlerden itibaren rüyaya önem vermiş ve fikir yürütmüşlerdir.Bu dönemlerde rüyaya büyük önem verilmiş önemli olaylarda rüya yorumlayan kişilerin görüşlerine başvurulmadan karar alınmak istenmezdi.Örneğin çoğu milletlerde savaş , fetih gibi durumlarda komutanlar yanlarında rüya yorumcuları bulundurur savaşın başında ve gidişatında onların fikirlerini alırlardı.Gördükleri rüyaları açıklamalarını isterler buna dayanarak çok kritik kararlar alabilirlerdi.
Ünlü filozoflardan Heraclitus "Uyanık olanlar için bir tek dünya vardır.Uykuda ise herkes kendi alemine döner." diyerek o dönemde de rüyaya verilen değerin büyüklüğü ön plana çıkmaktadır.Savaş alanlarında Osmanlı Padişahlarından yine Makedonya kralı 3.Aleksandros olarak da bilinen Büyük İskender'in gördükleri rüyaların açıklamalarını merak ettikleri ve buna göre davrandıkları olmuştur.
Yine Büyük İskender'in savaşlardan biri sırasında önemli bir şehri kuşatmıştı , şehir çok güçlü karşılık veriyor , direniyor ve yılmıyordu.Kuşatma bir türlü başarılı olmamıştı.İskender kuşatmayı kaldırmaya yakın dans içerikli bir rüya gördü.Rüya yorumcuları kuşatmanın devam etmesi gerektiği yönünde beyanatta bulununca İskende son bir hamle yaptı ve kuşatmayı devam ettirdi.Şehir bu kez başarıyla alındı.
İslami kaynaklarda da rüya ile ilgili bahislerin geçtiğine rastlanır.Örneğin Hz.Yusuf'un Firavun'un rüyasını yorumlaması ve 7 zayıf öküzün 7 besili öküzü yemesini 7 bolluk yılından sonra 7 kıtlık yılı gelecek şeklinde yorumlaması .Bu bolluk yıllarında tahılların ve ekinlerin depolanması gerektiği bunların sonraki dönemde gelecek 7 yıllık kıtlıkta kullanılması gerektiğini söylemiştir.Hz.Yusuf'un bu sözleri gelecek yıllarda aynı şekilde gerçekleşmiştir.
Hipokrat’a göre rüyalar kişinin sağlık durumunu önceden haber verici nitelikte olabilmekteydiler.
Eski Yunan kültüründen sonrada gerek dinlerde gerek diğer ilkel inanışlarda rüyaya bir anlam yuklenmiştir ve insanlar tarafından incelenmeye çalışılmıştır.